Eğitim-İş'ten Yıl Sonu Değerlendirmesi: Eğitim Sistemi Ekonomik, İdeolojik ve Kurumsal Kuşatma Altında
Eğitim-İş Adana 1 ve 2 No'lu Şubeleri, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. Türkiye genelinde eş zamanlı yapılan açıklamaların Adana ayağında konuşan Eğitim-İş 2 No'lu Şube Başkanı Sema Akgün, eğitim sisteminde yaşanan sorunların siyasi tercihlerin sonucu olduğunu savundu.
Eğitim-İş'ten Yıl Sonu Değerlendirmesi: "Eğitim Sistemi Ekonomik, İdeolojik ve Kurumsal Kuşatma Altında"
Eğitim-İş Adana 1 ve 2 No'lu Şubeleri, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. Türkiye genelinde eş zamanlı yapılan açıklamaların Adana ayağında konuşan Eğitim-İş 2 No'lu Şube Başkanı Sema Akgün, eğitim sisteminde yaşanan sorunların siyasi tercihlerin sonucu olduğunu savundu.
Ortak basın açıklamasını okuyan Akgün, eğitim sisteminin yalnızca çeşitli sorunlarla değil, ekonomik, ideolojik ve kurumsal bir kuşatma ile karşı karşıya olduğunu ileri sürdü. Eğitim-İş tarafından hazırlanan 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Dönem Sonu Değerlendirme Raporu'nun, eğitimde yaşanan problemlerin sistematik bir dönüşümün sonucu olduğunu ortaya koyduğunu iddia etti.
"Can güvenliği sağlanamıyor"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e seslenen Akgün, son aylarda hayatını kaybeden öğretmenleri hatırlatarak eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekti. Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan çocukların yaşamını yitirdiğini öne süren Akgün, eğitim kurumlarında can güvenliğinin sağlanamadığını savundu.
Eğitim-İş'in yürüttüğü "Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim" kampanyasında toplanan imzaların Milli Eğitim Bakanlığı'na teslim edildiğini belirten Akgün, güvenli okul talebinin toplumun ortak isteği olduğunu ifade etti.
"Parasız eğitim ilkesi zayıflatılıyor"
Basın açıklamasında eğitimde yaşanan ekonomik sorunlara da değinildi. Devlet okullarında velilerden bağış, aidat ve kayıt parası adı altında ücret talep edildiğini öne süren Akgün, eğitim maliyetlerinin aileler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi.
OECD ve PISA verilerine göre Türkiye'de her beş öğrenciden birinin yoksulluk ve açlık riski altında bulunduğunu ifade eden Akgün, tüm öğrencilere ücretsiz okul yemeği ve temiz içme suyu sağlanması gerektiğini dile getirdi.
Özel okullaşma oranının yıllar içinde önemli ölçüde arttığını belirten Akgün, eğitimin giderek ticarileştirildiğini savundu.
"Laik eğitim aşındırılıyor"
Akgün, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bilimsel ve eleştirel eğitimi geri plana ittiğini iddia ederek, eğitim politikalarının ideolojik bir dönüşüm aracı haline getirildiğini öne sürdü.
ÇEDES ve benzeri projeler kapsamında okullarda çeşitli vakıf ve derneklerin faaliyet yürüttüğünü belirten Akgün, bu uygulamaların laik eğitim anlayışına ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na aykırı olduğunu savundu.
MESEM ve öğretmenlik sistemi eleştirildi
Eğitim-İş, MESEM uygulamasının çocukları eğitimden uzaklaştırarak ucuz iş gücüne dönüştürdüğünü ileri sürerken, Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun öğretmenler arasında ücret ve unvan farklılıklarına neden olduğunu iddia etti.
Açıklamada ayrıca mülakat sisteminin kaldırılması, Akademi uygulamasından vazgeçilmesi ve özel okul öğretmenlerine taban ücret güvencesi sağlanması gerektiği ifade edildi.
Yedi maddelik talep sıralandı
Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığı'na yönelik taleplerini şu şekilde sıraladı:
- Eğitimde Şiddeti Önleme Kanunu'nun çıkarılması,
- Okullara kadrolu güvenlik ve temizlik personeli atanması,
- Tüm öğrencilere ücretsiz okul yemeği verilmesi,
- MESEM uygulamalarının sona erdirilmesi,
- Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin geri çekilmesi ve tarikat-cemaat protokollerinin iptal edilmesi,
- Mülakat sisteminin kaldırılması ve Akademi uygulamasından vazgeçilmesi,
- Özel okul öğretmenlerine taban ücret güvencesi sağlanması.
Basın açıklamasının sonunda Eğitim-İş, laik, bilimsel, çağdaş ve kamusal eğitim anlayışını savunmayı sürdüreceklerini belirterek, çocukların eğitim hakkı ve öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
Tarih: 26-06-2026